Perşembe, Haziran 01, 2006

she`s got legs, she knows how to use them.

yaşadığım şeyin kocaman bir yalan olduğunu anladığımdan beri,
iyiyim.


tanrı ile konuştuk geçen gece. itiraf edeyim ki önceleri kendisine kırgındım. karşıma böyle aptalca insanları çıkarmış, başıma böyle aptalca olayları getirmişti neticede. ''ne gerek vardı?'' dedim. ''neden gözlerimi kapattın?'' dedim. cevap vermedi. ağladım biraz. oralı bile olmadı. benim bulmamı istiyordu sanki.

buldum!

bir kere, hiçbir şey için geç değildi.
şükrettim.


ve beni mükemmele hazırlıyor.
biliyorum.

Pazartesi, Mayıs 15, 2006

yarım mutluluk

acı çekiyorum.

ruhum kapıya sıkışmış gibi, üstelik kapı ''gümm!'' diye kapanmış arkamdan. ruhum arada kalmış. çekemiyorum. kapıyı da açamıyorum. öylece kaldım işte. bildiğin acı çekiyorum. hayır hayır. bildiğim bir acı değil bu. böylesi ilk defa oluyor. herşey kontrolümden çıktı. kontrolümü kaybettim. aklımı kaybettim. herşeyimi kaybettim. kaybettim.

ne olduğunun ve nasıl olduğunun ne önemi var ki?
ya da
ne olmadığının ve nasıl olmadığının ne önemi var ki?

gerçek miydi?
ya da
değil miydi?
ne önemi var ki?

ruhum, kapının arasından çığlıklar atıyor ve ben öylece duruyorum. sanırım travma geçiriyorum. onu öyle kapının arasına sıkışmış gördüm ve kurtaramıyorum. kitlendim. kıpırdayamıyorum.

lütfen birisi zorlasın şu kapıyı.
dayanamıyorum.


tocqueville der ki; ''bu dünyanın yarım mutlulukları, insan kalbini asla tatmin etmeyecektir.''

tam mutluluğu bulduğunu sanmıştın, değil mi?
seni salak!

Pazar, Mayıs 14, 2006

ağlama anne

üzgünüm. sabah uyanınca bir koşu çiçek alacaktım sokaktan senin için. sarılacaktım. öpecektim. kahvaltı masasına oturacaktım seninle. çay koyacaktım. şekerini karıştıracaktım. bu kadarını yapayım bari dedim. yapamadım. hiçbir şey yapamadım. yapamıyorum.

üzgünüm.

benim için buradasın oysa. hazırlayıp önüme koyduğun yemeği birazcık da olsa yeme, televizyondaki komik bir sahneye boş boş bakarken sana eşlik etmek için gülümseme, sen de benimle birlikte ağlamayasın diye gözyaşlarımı elimin tersiyle silme, gece olunca sanki uyumuş gibi yatağa girme, sabah uyanmış gibi yüzümü yıkama sebebimsin.

önce sana, sonra kendime karşı duyduğum bu vicdan azabı hiç bırakmayacak peşimi, biliyorum. kendime karşı olanı bir şekilde telafi ederim de, sana karşı olanı ne yapacağım ben? işte onu bilmiyorum.




ağlama be anne.
hele benim için!
sakın!

Cumartesi, Mayıs 13, 2006

ses bir ki

deneme! deneme!

free web stats